Atatürk
Banner

Kategori Arşivi: ‘Kişisel’

Reklam ve Tanıtım Yazıları Hakkında…

 

reklam-tanitim-hakkinda

Son zamanlarda “Blogunda x konusuyla ilgili içerik yayımlar mısın?” şeklinde maille soranlar oluyor. Herkese tek tek yanıt vermektense bu konuyla ilgili düşüncelerimi bir yazı altında belirtmek istedim.

Bloglarıma bakarsanız ( polatbuyukarslan.com ve sistemlinux.org ) genelde belirli bir amacı olan ve ona göre içerik ürettiğim bloglar bunlar. Linux blogumun konusu zaten adı üstünde Linux ile ilgili konular. Kişisel blogumdaysa canım hangi konuda yazmak isterse onu yazıyorum. Tabii ki bunu yaparken belirli sınırlar içerisinde kalmaya çalışıyorum ve blogumu genel blog havasına sokmak istemiyorum. Sadece yazarken keyif aldığım yazıları okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Kişisel blogumda daha önce ücretli tanıtım yazısı yayımlama gibi bir hata yaptım. Aslında bu kararı bile çok zor almıştım. Yayımlasam mı yayımlamasam mı diye çok düşünmüştüm. Şimdiki aklım olsa o yazıları yayımlamazdım.

Uzun bir süredir blogumda ücretli/ücretsiz tanıtım yazısı yayımlamıyorum. Bu tarz yazıların, blogumu çöplüğe dönüştürdüğünü düşünüyorum. Blogum kişisel bir blog olmasaydı tanıtım yazılarına “Hayır” demeyebilirdim. Önceden blogumda yayımladığım reklam amaçlı tanıtım yazılarını da belirli bir süre sonra (her ne kadar ödenen ücret çok az da olsa onları mağdur etmemek adına) blogumdan sileceğim.

Bunlara ek olarak Android’te uygulama hazırlamış ve hazırladıkları uygulamaların tanıtımlarını yapmamı isteyen kişiler de oluyor. Android uygulamalarıyla ilgili yazı yazarken, yazdığım diğer birçok yazı gibi kendi düşüncelerim neyse onu yazıyorum. Yani burada amacım uygulamaların reklamlarını yapmak değil. Yalnızca beğendiğim ve paylaşmayı istediğim uygulamaların yazısını yazıyorum. O yüzden lütfen hazırladığınız uygulamaların tanıtımını yapmamı beklemeyin benden. Çok kesin konuşmamak lazım aslında ama uygulama tanıtımı konusunda da genelde yabancıların yaptığı uygulamaları tanıtmaya değer buluyorum.

Bloguma girildiğinde sadece insanların ilgisini çekebilecek, onların problemlerine/sorunlarına çözümler bulabilecekleri, ayrıca beni ve düşüncelerimi yansıtacak yazıların bulunduğu bir blog olsun istiyorum.

Yukarıda anlattığım nedenler yüzünden, yazı yayımlamamı isyteyen kişilere olumsuz geri dönüşler yapmak zorunda kalıyorum. Kimse kusura bakmasın ve olayı kişisel olarak algılamasın. İstekte bulunanların anlayışla karşılayacağını umuyorum…

Share Button

İkinciel.Com’dan Hediye Geldi

ikincielcom-termos-bardak-hediyesi

İndir.Com‘un kardeş sitesi İkinciel.com‘dan, soğuğu iliğimize kadar hissettiğimiz şu günlerde bloggerlara, onları memnun edecek bir hediye gönderdi. Bundan böyle içmekten keyif aldığım Sütlü Köpüklü Nescafe 3’ü 1 aradalar termos bardak sayesinde sıcaklığını koruyacak.

İkinciel.com‘a bu ince davranışı için teşekkür ederim. Kendilerinden haberdar olmamı sağlayan İndir.Com‘a da ayrıca teşekkürler.

Share Button

İşaret Dilini Sevdiren Adam

isaret-dili-mesut-yazici

Nedenini pek bilemediğim, fakat uzun zamandır işaret diline karşı içimde “İşaret dilini bilmem gerek.” gibi bir düşünce var. Sanırım kendimi bu konuda biraz sorumlu hissediyorum.

Şu yaşıma kadar çevremde sadece 3-4 kez (otobüslerde ve daha önce çalıştığım otelde) işaret dilini kullanan kişileri görsem de kendimi onların yerine koyduğumda, hayatlarının benim hayal edebileceğimden çok daha zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Bu yüzden az da olsa bir şeyler bilmek ve deyim yerindeyse kendimi ifade edebilecek kadar bilmem gerek diye düşünüyorum. Bu aslında birçoğumuz için geçerli bir durum. İçinde yaşadığımız bu hayat sadece bizler için değil.

Yazının konusuna gelecek olursak, yine işaret diline olan ilgimin depreştiği sıralarda Mesut Yazıcı’nın Youtube hesabına denk geldim. Videoları ciddi şekilde bağımlılık yapıcı ve izlerken “İşaret dili aslında o kadar da zor değilmiş.” dedirten ender insanlardan. Bu yüzden de bir anda kendimi saatlerce videolarını izlerken buldum.

Zaman zaman videolarını açıp video kliplerini izleyip işaret dilini ufak ufak öğrenmeye çalışıyorum. Yüz mimiklerini o kadar güzel kullanıyor ki, bunun da insanların işaret diline olan ilgisini arttırmaya neden olduğunu düşünüyorum. Zaten kendisi de işaret dilinin %90’ının mimikler, %10’unun da işaretler olduğunu söylemişti bir videosunda.

Sizlere daha önce 2012 yılında Okan Bayülgen’le ilgili yazdığım şu sayfadaki yazıda da Okan Bayülgen’in işaret diline verdiği önemden bahsetmiştim. Mesut Yazıcı’nın yaptığı videolardan öğrendiğim birkaç kelime sayesinde şimdilerde Okan Bayülgen’in programını izlerken, programdan ziyade işaret dili tercümanlığı yapan Neslihan Kurt’u izliyorum diyebilirim. 😀

Mesut Yazıcı bu yazıyı okuyacak olursa kendisinden bir isteğim var. Mirkelam’ın en sevdiğim parçası ve benim için ayrı bir yeri olan “Hatıralar” parçasına klip çekerse çok sevinirim.

Mesut Yazıcı’nın sevdiğim videolarından iki tanesini yazının altına ekliyorum. İşaret dilini sevdiren adamı merak edenler izleyebilirler.

Share Button