Atatürk
Banner

Kategori Arşivi: ‘Kişisel’

PolatBuyukarslan.Com 6 Yaşında

polatbuyukarslancom-6-yasinda

Sosyal medyanın ağırlığını iyiden iyiye hissettirdiği ve blogların yok olmaya başladığı (evet artık bunu söyleyebiliyoruz sanırım) bir dönemde blogumu 6 senedir, iyi veya kötü, az veya çok yazarak bir şekilde götürmeye çalışmamın üzerinden tam 6 sene geçmiş. Bildiklerimi paylaşmak ve öncelikle kendim için, daha sonra da takipçilerimin/ziyaretçilerimin yaşadıkları sorunlar için en doğru bilgiyi bulmalarını sağlamaktı bütün amacım.

Yazılarıma yapılan her “Teşekkür” yorumuna yaptığım “Rica ederim” yorumumun fazlalığı son zamanlarda iyice arttı. Bu da amacıma kısmen de olsa ulaştığımın bir göstergesi değil mi sizce de?

Zamanını ayırıp blog yazılarıma yorum yazan herkese çok teşekkürler. Hani ölmez de sağ kalırsak eğer 1 sene sonra blogumun 7. yaşını sizlerle kutlamak ümidiyle…

Share Button

SamsungTurkiye’nin Galaxy Note 3’le İmtihanı

note-3-android-lollipop

2014 yılından beri Samsung Galaxy Note 3 kullanıyorum. Android dünyasını yakından takip edenler bilirler. Android Lollipop 5.0 güncellemesi birçok telefona geldi. Bazı markalar elini çabuk tuttu. Samsung bu konuda maalesef sınıfta kaldı.

Samsung muhtemelen gereğinden fazla telefon çıkarmayla zaman harcadığı için (yanlış hatırlamıyorsam sırf geçtiğimiz sene 60 civarı yeni telefon çıkartmıştı) Android Lollipop 5.0 güncellemesi konusunda resmen sınıfta kaldı.

Güncelleme ile ilgili haberler birkaç aydır sürekli ha çıktı ha çıkacak dendi durdu. En son Note 3 güncellemesi Rusya ve onunla birlikte birkaç ülkede de çıkınca Türkiye’ye güncellemenin kısa sürede geleceği düşüncesini birçok kişide oluşturdu. Bunun nedeni de Note 3 Rusya Rom’unun Türkiye’deki telefonlarla aynı özelliklere sahip olması. Yani dileyen kişiler Rusya Rom’unu telefonlarına kurabiliyor. Kurabiliyor da Rusya Rom’u kuruluyken telefonunuz bozulursa telefon garanti kapsamından çıkıyor.

Birçok ülkede Note 3 kullanıcıları Android Lollipop 5.0‘ın keyfini sürerken biz her konuda olduğu gibi bu konuda da geriden takip etme alışkanlığımızı devam ettiriyoruz. Note 3 kullanıcıları haklı olarak Samsung Türkiye’ye de Note 3’e güncellemenin ne zaman geleceğiyle ilgili sürekli soru soruyorlar. Fakat Samsung Türkiye bile bunun cevabını bilmiyor sanırım. Çünkü herkese aynı cevabı kopyala yapıştır yapıp duruyorlar.

Samsung’a herhangi bir lafım yok fakat Samsung Türkiye benim gözümde bu konuda sınıfta kaldı. Resmen Samsung’tan soğudum. İlerleyen zamanlarda telefon değiştirecek olursam kesinlikle ama kesinlikle Samsung telefon almayı düşünmüyorum…

Share Button

Her Çocuk için Bisiklet Ayrı Bir Anlam Taşır

polat-bisiklet

Gelişen teknoloji yüzünden günümüzde, özellikle büyük kesimlerde, her ne kadar çok fazla bisiklete binen çocuk göremesek de (ben pek görmedim) her çocuk için bisikletin ayrı bir anlamı, hikayesi vardır. Özellikle benim yaşıtlarım veya benden büyükler bunu daha iyi anlayabilir. Bugün ben size kendi bisiklet hikayemi anlatmak istiyorum.

Resimde gördüğünüz bisiklet benim ilk bisikletim. Bu bisikletten önce bende derin izler bırakan ve bisiklet dendiğinde Antalya’da yaşadığım olay aklıma gelir. Manavgat’ta sürdüğümüz bir bisiklet vardı. Hatta o bisiklete üç kişi aynı anda biniyorduk. Hatta aracın biri bize neredeyse çarpıyordu. Şoförün şu sözünü hiç unutmuyorum. Şoför bize sinirlendi ve “Bir bisiklete üç kişi binilir mi?” diye bağırıp sinirlenmişti. O bindiğim bisikleti İzmir’e dönerken götürmek istemiştim. Bunda ısrarcı olduğumu da hatırlıyorum. Babam da İzmir’e göndereceğini söylemişti. Ben İzmir’e döndüğümde o bisikleti beklemeye başladım. Babam o bisikleti hiç göndermedi. Yanlış hatırlamıyorsam daha sonradan bisikletin bozulduğuyla ilgili bir şeyler söylenmişti. Aslında burada önemli olan bisikletin neden gönderilmediği değil. Asıl önemli olan, küçük bir çocuğa “Bisikleti göndereceğim” diyerek umut verip bisikleti göndermemek.

Resimdeki çocuğun yüzündeki mutluluğa dikkat edin. Bu mutluluğun kaynağı, babasının söz verdiği ama göndermediği, bisiklet yolu bekleyen çocuğunu sevindiren annesidir. Belki de hayatımda aldığım en güzel hediyedir bu. Çünkü bir anlamı ve sonu mutlu biten bir hikayesi var. Hatta bu bisikleti çift teker sürebilmeyi bilmiyordum. Yan komşumuzun oğlunun bisikleti çok küçüktü ama iki tekerdi. Önce o bisiklette, kapımızın önünde bisikletin sığacağı kadar olan küçük alanda sürekli düşe kalka öğrendim. Sonra kendi bisikletime binebildim.

Sadece düşünün. Aradan yıllar geçtikten sonra babanızla görüşüyorsunuz ve sonraki eşinden olan çocuklarının bisikletinin olduğunu görüyorsunuz ve hatta bisikletle ilgili size bir iki şey anlatılıyor. Siz böyle bir durumda ne yapardınız? Ne düşünürdünüz?… O anlatırken yüzünde, yaptığı hatayla ilgili herhangi bir utanç ifadesi de yoktu. Gayet normal bir şekilde anlatıyordu. Sanki ben böyle bir olayı hiç yaşamamışım, o da böyle bir şeyi hiç yapmamış gibi. İşte o an karşınızdaki kişinin gözünde, aslında ne kadar değersiz olduğunuzu görüyorsunuz. Anneme, benim için yaptıklarından dolayı ona ne kadar teşekkür etsem azdır. İyi ki varsın annelerin gülü.

Benim bisiklet hikayem böyle. Peki ya sizinki nasıl?

Share Button

Reklam ve Tanıtım Yazıları Hakkında…

 

reklam-tanitim-hakkinda

Son zamanlarda “Blogunda x konusuyla ilgili içerik yayımlar mısın?” şeklinde maille soranlar oluyor. Herkese tek tek yanıt vermektense bu konuyla ilgili düşüncelerimi bir yazı altında belirtmek istedim.

Bloglarıma bakarsanız ( polatbuyukarslan.com ve sistemlinux.org ) genelde belirli bir amacı olan ve ona göre içerik ürettiğim bloglar bunlar. Linux blogumun konusu zaten adı üstünde Linux ile ilgili konular. Kişisel blogumdaysa canım hangi konuda yazmak isterse onu yazıyorum. Tabii ki bunu yaparken belirli sınırlar içerisinde kalmaya çalışıyorum ve blogumu genel blog havasına sokmak istemiyorum. Sadece yazarken keyif aldığım yazıları okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Kişisel blogumda daha önce ücretli tanıtım yazısı yayımlama gibi bir hata yaptım. Aslında bu kararı bile çok zor almıştım. Yayımlasam mı yayımlamasam mı diye çok düşünmüştüm. Şimdiki aklım olsa o yazıları yayımlamazdım.

Uzun bir süredir blogumda ücretli/ücretsiz tanıtım yazısı yayımlamıyorum. Bu tarz yazıların, blogumu çöplüğe dönüştürdüğünü düşünüyorum. Blogum kişisel bir blog olmasaydı tanıtım yazılarına “Hayır” demeyebilirdim. Önceden blogumda yayımladığım reklam amaçlı tanıtım yazılarını da belirli bir süre sonra (her ne kadar ödenen ücret çok az da olsa onları mağdur etmemek adına) blogumdan sileceğim.

Bunlara ek olarak Android’te uygulama hazırlamış ve hazırladıkları uygulamaların tanıtımlarını yapmamı isteyen kişiler de oluyor. Android uygulamalarıyla ilgili yazı yazarken, yazdığım diğer birçok yazı gibi kendi düşüncelerim neyse onu yazıyorum. Yani burada amacım uygulamaların reklamlarını yapmak değil. Yalnızca beğendiğim ve paylaşmayı istediğim uygulamaların yazısını yazıyorum. O yüzden lütfen hazırladığınız uygulamaların tanıtımını yapmamı beklemeyin benden. Çok kesin konuşmamak lazım aslında ama uygulama tanıtımı konusunda da genelde yabancıların yaptığı uygulamaları tanıtmaya değer buluyorum.

Bloguma girildiğinde sadece insanların ilgisini çekebilecek, onların problemlerine/sorunlarına çözümler bulabilecekleri, ayrıca beni ve düşüncelerimi yansıtacak yazıların bulunduğu bir blog olsun istiyorum.

Yukarıda anlattığım nedenler yüzünden, yazı yayımlamamı isyteyen kişilere olumsuz geri dönüşler yapmak zorunda kalıyorum. Kimse kusura bakmasın ve olayı kişisel olarak algılamasın. İstekte bulunanların anlayışla karşılayacağını umuyorum…

Share Button