«

»

May 23

Facebook ve Twitter Çıkınca Asosyallik Tarih Oldu


Az önce Twitter’da şunu yazmıştım. “Zamanında biz bilgisayar başındayken, bizlere asosyal diyorlardı. Facebook, Twitter çıkınca birden herkes sosyal oldu. Hani bu asosyallikti?”. Bu yazının üzerine konuyu biraz daha açıp kendi düşüncelerimi yazmak istiyorum.

Bilgisayar ile ne zaman tanıştım kısmını kısaca özetleyecek olursak, sanırım 12 yaşlarında başlamıştım. Hani ASL kelimesinin meşhur olduğu, “internette sörf yapmak” kelimesini sadece kulaktan dolma bildiğimiz ama ne olduğunu bilmediğimiz dönemlerde, babamla birlikte internet kafeye giderek başlamıştım. Daha fazlasını Hakkımda sayfasından okuyabilirsiniz.

Neyse konumuza dönelim. Nerede kalmıştık?. Ha evet, Asosyallik’ten bahsediyordum. Twitter’da da yazdığım gibi bilgisayar başında fazla vakit geçiren kişilere asosyal gözüyle bakılıyordu. Etraf, konu komşu pek hoş karşılamazdı bu durumu. Yüzüne bir şey söylemeseler bile bakışlarından az çok belli olurdu. Bir yandan da hak vermiyor değilim aslında. Dışarıdan bakılınca, bir çocuk var ve sürekli bilgisayar başında. Çocuğun ne yaptığından habersiz veya ne yaptığını söylesene bile karşı tarafın bilgisizliğinden kaynaklanan anlaşılamama sorunu. Bir nevi aşağı tükürsen sakal…Anladınız siz.

Facebook ve Twitter çıktıktan sonra, insan sanki üzerinden bir yük kalkmış gibi hissediyor. Sanki onca zaman siz bilgisayar kullandığınız için suç işliyormuş, kötü bir şey yapmış gibi bir duygu olurdu insanda. Şimdi herkes aynı konuma geldi. Herkes bilgisayar başında sürekli Facebook ve Twitter kullanır oldu. Bunun adına da sosyallik veya sosyal olmak deniyor. Aslında yapılan şey şu. Asosyalliği alıp, üzerine yeni gıcır gıcır kıyafetler giydirip önümüze koyuyorlar ve bunu kullanmak sizi sosyal yapar diyorlar. Hadi len! Kimi kandırıyorsunuz?. Amaçları bizi daha sosyal yapmak değil. Biz Facebook ve Twitter’ı ne kadar çok kullanırsak onlar daha da zengin oluyor.

Bir de işin oyun kısmı var. Online oynanan oyunlardan bahsediyorum. Hani şu sonu olmayan oyunlardan. Orası bir başka versiyonu. Olay aslında aynı. Gel sen benim oyunumu oyna. Gerisini boş ver. Dünya ile irtibatını kes. Bir ara Travian oynamıştım. Bilgisayarımda, tarayıcıda bir tane sayfa sürekli açık dururdu. Diyelim ki bir saldırı oldu ve saldıran tarafın ordusu 1 saat sonra gelecek. Oyundaki süreyle gerçek hayattaki süre aynıydı. Geri sayım başlardı. Acaba kaç askerimiz ölecek, köyü koruyabilecek miyiz diye merak ederek beklerdik. Allahtan yol yakınken bıraktım Travian’ı. İnsan oynadığı oyunu oynarken afedersiniz bi’ .ok (güya sansür uyguladım ve siz anlamadınız sanki 😀 Anladıysanız da anlamamış gibi yapın. ) zannediyor.

Şimdi bu yazıyı yazarken bir şey daha aklıma geldi. Keşke yurt dışında asosyal olsaymışım. En azından orada asosyal olanlara “Geek” diyorlar. Hiç olmazsa, daha “Cool” duruyor. 😀

Hepinize Facebook’ta bol video paylaşımlı, oyunlu, Twitter’da da bol Twit paylaşımlı günler dilerim. Sosyal(!) olmak işte böyle bir şey…

Yazar hakkında

Polat Büyükarslan

Amacım, siteyi açtıktan sonra başladığım GNU/Linux dağıtımlarına olan ilgim ve bilgilerimi bu site üzerinden paylaşmak, bununla birlikte, yılların verdiği birikimle Windows ile ilgili yazılara da sıkça yer verip siteye gelen kişileri bilgilendirmek. Umarım sitede aradığınızı bulmuşsunuzdur. Her türlü sorununuzda iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code class="" title="" data-url=""> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> <pre class="" title="" data-url=""> <span class="" title="" data-url="">

Önceki yazıyı okuyun:
90′lar ve Unutamadıklarım – 2

90'lar ve Unutamadıklarım yazısından sonra bu konuda yazmaya devam etme kararı aldım. Bu ikinci bölümde 90'lardaki bayramlardan bahseteceğim. Eminim okurken...

Kapat