Banner

New York’ta Beş Minare

Bugün annemle birlikte New York’ta Beş Minare filmine gittik. Normalde öyle Mahsun Kırmızıgül hayranlığım filan yoktur. Mahsun Kırmızıgül’ün daha önceki iki filmini de izlemedim. Bu filmi izlememe neden olan şeylerden birisi fragmanıydı. Televizyonda genelde ilk kez bir türk filminde görülmemiş aksiyon sahnelerini göreceğimi öğrenmek beni “acaba izlesem mi” fikrini aklıma sokmuştu. Daha sonra Mustafa Sandal’ın film ile ilgili Cinemania ve Şeffaf Oda’da anlattığı şeylerden sonra filmi izlemeye karar verdim.

Filmin konusunu anlatmaya gerek duymuyorum. Ben daha çok filmde etkilendiğim ve beğenmediğim sahneleri spoiler vermeden anlatmak istiyorum. Filmin aksiyon diye tabir ettiğimiz sahneleri filmin ilk başlarındaydı. Bu tarz bir aksiyon sahnesini bir Türk filminde görmek biraz tuhaftı. Peki aksiyon sahneleri başarılı mıydı?. Bu konuda pek iyimser konuşamam. Aksiyon sahneleri aslında iyi düşünülmüş ve iyi ayarlanmış fakat kamera çekim esnasında o kadar çok titriyor ki. İster istemez aksiyon sahnesini izlemektense kameranın titremesine takıldı gözlerim. Ayrıca aksiyon sırasında karakterlerin yüzleri çok hızlı bir şekilde geçtiği için yüzlerini takip etmek ve dolayısıyla olayın ne olduğunu anlamak güçleşti. Filmi hızlandırılmış şekilde izliyormuş gibiydi. İzleyenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar. Filmle ilgili söyleyebileceğim belki de tek olumsuz yönü bana göre buydu.

Filmde ilk kez oyunculuk yapan Mustafa Sandal’ın oyunculuğunu gayet başarılı buldum. Zaten filmin Türkiye’de çekilen bölümlerinin dışında çoğu yerde genelde ingilizce konuştu.

Mahsun Kırmızıgül’ün daha önceki filmlerini izlemediğim için oyunculuğuyla ilgili bir fikrim yoktu. Bu filmdeki oyunculuğu çok iyiydi diyebilirim. İşini ciddiye aldığı ve hem oyunculuk yapıp hem de yönetmenliğini konuşturduğu belli oluyor. Açıkçası Mahsun Kırmızıgül’den bu kadar başarılı bir film beklemiyordum.

Yabancı oyuncularla ilgili zaten söylenecek çok fazla şey yok. Robert Patrick’in ve Danny Glover’in oyunculukları süperdi. Arada Robert Patrik’e sinirlendiğim zamanlar oldu. Zaten bu adam Terminatör 2 filmindeki civa adam rolüyle de beğenimi kazanmıştı. Terminatör serisinin en güzeliydi.

Veee Haluk Bilginer. Filmdeki adıyla Hacı Gümüş. Bu adam için ne söylenebilir bilemiyorum. Zaten oyunculuğunu çok sevdiğim ve severek izlediğim birisi. Filmin iki yerinde gözlerimin dolmasına neden oldu. Ağlamamak için zor tuttum kendimi. Haluk Bilginer için tek kelimeyle şunu söyleyebilirim. Harikasın Hacı 🙂 Oyunculuk dediğin böyle olur.

Bu filmi izlemediyseniz ve izleyip izlememekte kararsızsanız ben size bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Ödeyeceğiniz paranın hakkını sonuna kadar veren bir olmuş.

Share Button

Comments of this post

Selçuk

Selçuk
23 Kasım 2010

bu filimi yani üzüntülü ama gerçek … "berbat" fragman gerçekten 10 numara ona birşey demiyoruz ama filimi kendisi ….

neyse sana bir kaç filim tavsiye edeyim ^^

aksiyon için /Full Time Killer/Ip Man 1 – 2/Okhota.na.Piranyu/

drama olarak Chung King Express/Daisy

daha varda, bunları önce izlemeye çalış 😀

google yazarsan zaten sana hotfile rapidshare linkleri çıkar

[Cevapla]

Polat Büyü

Polat Büyü
24 Kasım 2010

Yorumun için sağ ol. Ip Man 1 ve 2 yi izledim. Favorilerim arasında 🙂

Diğer filmleri izleyip izlemediğimden emin değilim. Öneri için teşekkürler. Değerlendireceğim 🙂

[Cevapla]

Önceki yazıyı okuyun:
Knight And Day – Gece ve Gündüz

İzlemeden önce bu film hakkında çok fazla bilgim yoktu. Sadece aksiyon filmi olduğunu biliyordum. Divxplanet'te de en çok indirilen filmler...

Kapat